Kısa Özet

  • Francis Bacon, Yeni Dünya’yı, bilimsel ilerlemeyi dindar Hristiyanlıkla harmanlayan ütopik bir “Yeni Atlantis” için verimli bir zemin olarak tasavvur etti [^oai1] 1.
  • Keşifler çağının, birçok kişinin dolaşacağını ve bilginin artacağını bildiren İncil kehanetini (Daniel 12:4) yerine getirdiğine inanıyor, bunu Tanrı tarafından takdir edilmiş yeni bir öğrenme çağının habercisi olarak görüyordu 2 3.
  • Bacon’ın vizyonu sonraki düşünürlere ilham verdi: Royal Society gibi erken bilimsel topluluklar, kendilerini onun Süleyman’ın Evi planını gerçekleştiren kurumlar olarak görüyor; ezoterik gruplar (Gül-Haçlılar, Masonlar) ise Bacon’a, dünya aydınlanmasının gizli peygamberi olarak hayranlık duyuyor veya onu bu şekilde mitolojikleştiriyordu 4 5 6.
  • Gül-Haçlı manifestoları ile Bacon’ın idealleri, evrensel reform ve gizli bilgelik temalarını paylaşıyordu; Bacon’ın Yeni Atlantis’i 1662’ye gelindiğinde bir Gül-Haçlı metninde de yer almıştı 7. Manly P. Hall gibi daha sonraki mistikler, Bacon’ın gizli cemiyetinin, Yeni Dünya’da onun “felsefi imparatorluk” idealini gerçekleştirmek üzere Amerikan demokrasisinin tohumlarını attığına inanıyordu 6 8.
  • Bacon’ın dinsel ve tarihsel dünya görüşü, bilimsel ilerlemeyi Tanrı’nın planına bağlıyordu: Âdem’in doğa üzerindeki hâkimiyetini ve Süleyman’ın bilgeliğini yeniden tesis etmeyi amaçlıyor, deneysel bilim ile dindar inanç arasında hiçbir çatışma görmüyordu 9 10.

Bacon’ın Amerika’ya İlişkin Ütopik Vizyonu#

Bacon’ın Instauratio Magna’sının (1620) ön sayfasında, Herkül Sütunları’nın ötesine doğru yelken açan bir gemi görülür. Bacon bu görseli, Yeni Dünya keşifleri çağını bilginin vaat edilen artışıyla ilişkilendirerek Latince “Multi pertransibunt & augebitur scientia” (“Birçokları oradan oraya koşacak ve bilgi artacaktır”) kehanetiyle süslemiştir 3 11.

  1. yüzyılın başlarında, filozof-devlet adamı ve ampirizmin öncüsü Sir Francis Bacon, Amerika kıtalarını bilginin ve toplumun eşi benzeri görülmemiş bir yenilenmesine sahne olacak bir alan olarak tasavvur etti. Onun ütopik meseli New Atlantis (yaklaşık 1623’te yazılmış, 1627’de yayımlanmıştır), Pasifik Okyanusu’nda, “Peru’nun batısında bir yerde” bulunan efsanevi Bensalem adasını tasvir eder 12. Bensalem, aydınlanmış bilim, keşif ve dindar Hristiyanlık üzerine kurulmuş ideal bir uygarlığı temsil eder. Avrupalı denizciler bu yalıtılmış Yeni Dünya toplumunu keşfeder ve yüksek ahlaki karaktere sahip bir halkla (“dünyanın bakiresi”; adalılardan birinin övünerek kullandığı ifade) ve devlet destekli bir araştırma kurumu olan Süleyman’ın Evi ile karşılaşırlar 13 14. Bacon; laboratuvarları, gözlemevlerini, botanik bahçelerini, tıbbi tesisleri ve sistematik deneylerle meşgul mucitleri—modern bir araştırma enstitüsünün ayırt edici özelliklerini—tasvir eder 15 16. Bu kurgusal yüksekokul “krallığın bizzat gözü”dür ve görevi, “nedenlerin ve şeylerin gizli devinimlerinin bilgisi ile insan imparatorluğunun sınırlarının genişletilmesi; mümkün olan her şeyin gerçekleştirilmesi”nden başka bir şey değildir 17. Özünde Bacon’ın New Atlantis’i, insan keşfine ilişkin umutlarını yansıtır: Yeni Dünya, doğa felsefesinin (bilimin) Tanrı tarafından yönlendirilmiş ilkeler altında geliştiği bir “felsefi cumhuriyet” barındıracaktır [^oai1] 18.

Bacon’ın Amerika ütopyası, kuşkusuz, dinsel bir amaçla yoğrulmuştur. New Atlantis’te adalılar, havariler çağında bir mucize aracılığıyla (kıyılarına İncil’e ait bir mektubun belirmesiyle) Hristiyanlığa dönmüşlerdir 1. Dini reddetmek şöyle dursun, Bacon’ın ideal toplumu Tanrı’nın eserlerine hürmet eder ve Süleyman’ın Evi’nde “emeklerimizin aydınlanması için O’nun yardımını ve bereketini dileyen” gündelik duaları bünyesine katar 19. Bu durum, Bacon’ın hakiki bilgi ile hakiki dinin el ele ilerleyeceğine ilişkin daha geniş kapsamlı kanaatini yansıtır. Modern araştırmacılar, Bacon’ın bilimsel vizyonunu meşrulaştırmak için İncil’e ait imgelerden yararlandığına dikkat çeker 20 10. Hatta Süleyman’ın Evi’ni (doğal bilginin yeniden kazanılması), Süleyman Tapınağı’nın yeniden inşasının (saf dinin restorasyonu) simetrik tamamlayıcısı olarak tasavvur etmiştir 20 21. Bacon’ın gözünde, Tanrı’nın yaratısını bilim aracılığıyla araştırmak, insanın düşmüş hâlini yeniden tesis etmeye yardımcı olabilecek dindar bir eylemdi.

Bacon, Yeni Dünya hakkında yalnızca kurmaca yazmakla kalmadı; İngiltere’nin Amerika kıtalarını sömürgeleştirmesine etkin biçimde katıldı. Kral James’in hükümetinin bir üyesi olarak Bacon, gerçek kolonilerin kuruluş beratlarının hazırlanmasına yardımcı oldu ve bunları teşvik etti. Virginia Company ile Newfoundland Company’nin kurucu üyelerinden biri oldu; ayrıca Virginia’nın yönetimine ilişkin 1609 ve 1612 tarihli beratların hazırlanmasından kısmen sorumluydu 22. (Bu belgeler daha sonra Amerika’daki anayasal yönetim anlayışlarını etkiledi.) Bacon, 1625 tarihli “Of Plantations” başlıklı denemesinde adil ve başarılı koloniler için pratik tavsiyeler sundu; yeni bir koloniyi itibarsız sürgünler veya suçlularla doldurmanın “utanç verici ve bereketsiz bir şey” olduğu uyarısında bulundu ve yağma yerine adalet ile planlamayı savundu. Hem yerleşimcilere hem de yerlilere refah sağlayacak kolonileri destekledi; bu tutum, çağının pek çok fatihinde görülmeyen bir ahlaki kaygıyı yansıtıyordu. Bacon’ın Yeni Dünya projelerine kişisel bağlılığı, Amerika’yı gerçekten yeni bir çağ için verimli bir zemin—Avrupa’nın hatalarından kaçınılabilecek ve **“Büyük Yenilenme”**nin (bilginin yeniden doğuşu için kullandığı terim) “saf bir toprakta” kök salabileceği bir “yeni başlangıç”—olarak gördüğünü düşündürür 23

Bacon’ın Düşüncesinde Kehanet ve Yeni Dünya#

Bacon’ın Amerika kıtalarına ilişkin vizyonu, onun daha geniş kapsamlı dinsel ve tarihsel dünya görüşünden ayrı düşünülemez. Kendi çağının—17. yüzyılın dönüm noktasının—tarihte ilahi takdirle belirlenmiş bir dönüm noktası olduğuna inanıyordu. Özellikle Bacon, Daniel 12:4’teki İncil kehanetini, kendi çağının başarılarını önceden haber veren bir kehanet olarak ünlü biçimde yorumladı 2. Ayet şöyledir: “Birçokları oradan oraya koşacak ve bilgi artacaktır.” Bacon, “birçoklarının oradan oraya koşmasını”, dünyayı açarak yerkürenin dört bir yanında “oradan oraya koşan” 15. ve 16. yüzyılların büyük Avrupalı denizcileri (Kolomb, Macellan vb.) olarak anlıyordu 2 24. Bacon’ın görüşüne göre bu keşif seferleri salt bir tesadüf değildi; Daniel’in kehanetinin gerçekleşmekte olan ilk yarısıydı. İkinci yarı (“bilgi artacaktır”) ise, kendisinin savunduğu yeni ampirik bilim felsefesi aracılığıyla gerçekleşmek üzereydi 24 25. Bacon, 1605’te, dünyanın açılması ve bütünüyle geçilebilir hâle gelmesinin (küresel keşfin) ve “bilginin artışının” aynı çağda çakışmasını Tanrı’nın bunu takdir buyurmuş göründüğünü yazdı 11. Coğrafi ufukların ani genişlemesine, düşünsel ufukların genişlemesi karşılık verecekti 26 3. Kutsal Yazılar’da kehanet edilen “son zamanların”, benzeri görülmemiş seyahat ve öğrenmeyle belirginleşerek yaklaştığını öne süren bu cesur milenarist duygu, Bacon’ın programına derin bir yazgı duygusu kazandırdı.

Bacon, bu kehaneti eserinin üzerine gerçekten de işledi. Instauratio Magna’nın (Büyük Yenilenme) 1620 tarihli ön sayfasında, bilinen dünyanın sınırı olan Herkül Sütunları’nın ötesine doğru yelken açan bir gemi yer alır; bu gemi, antik bilginin sınırlarının aşılmasını simgeler 27 3. Görselin altında “Multi pertransibunt & augebitur scientia”—Latince “Birçokları yolculuk edecek ve bilgi artacaktır”—yazılıdır. Bacon esasen yeni çağın geldiğini ilan ediyordu: Yeni Dünya’nın çevresinde dolaşılmıştı ve şimdi yeni bir felsefe, yöntemli deneyler aracılığıyla “bilginin artışını” başlatacaktı 24 3. İspanya’nın sloganı bir zamanlar “Ne Plus Ultra” (ötesi yok) iken, o da eski sınırların ötesine geçme fikrini yankılayan “Plus Ultra” (“Daha Ötesi”) sloganını benimsedi 28. Coğrafi keşfi düşünsel keşifle birleştiren Bacon, Avrupalıların Amerika kıtalarını fethine kurtarıcı bir amaç kazandırdı: Bu yolculuklar, yalnızca Tanrı’nın insanlığın aydınlanmasına yönelik planının gerçekleşmesini mümkün kıldıkları için önemliydi 25. Bir tarihçinin özetlediği üzere, Bacon için “keşif seferlerine anlamını kazandıran yalnızca kehanettir” 25.

Bu kehanetçi-tarihsel bakış açısı, Bacon’ın New Atlantis’inin neden kaşifleri ve mucitleri onurlandırdığını da açıklar. Bensalem’in Salomon Evi’nde bilgeler, bilgiyi ilerleten kişileri yücelten heykel galerileri bulundurur; bunların arasında Amerika kıtalarını keşfeden Kristof Kolomb da vardır 29 30. (Sanat biçimlerinin, araçların ve teknolojilerin mucitlerini de onurlandırırlar.) Kolomb, hazine veya fetih uğruna değil, “bilgi krallığının” kurulabileceği yeni bir dünyanın kapısını açtığı için örtük biçimde yüceltilir. Bacon, Kolomb’u iyilik sahipleri panteonuna yerleştirerek “Batı Okyanusu”nun keşfinin insanlığın yeniden tesisine doğru atılmış temel bir adım olduğunu gösterdi. Bacon’ın gözünde Yeni Dünya, potansiyel olarak bir Yeni Atlantis idi: Eski yozlaşmaların terk edilebileceği ve özenli araştırma ile dindarlık aracılığıyla Cennet’i andıran bilgeliğin yeniden kazanılabileceği bir ülke 31.

Ezoterik ve Bilimsel Hareketler Üzerindeki Etkisi#

Bacon’ın bilgiyi yenileyen Yeni Dünya vizyonu, sonraki yüzyıllarda yalnızca bilim insanlarını ve devlet adamlarını değil, aynı zamanda ezoterik hareketleri de etkiledi. Onun mistik iyimserlik ile pratik bilimi birleştiren yaklaşımı, gizli bilgeliğe ve toplumsal reforma adanmış gruplar için özel bir çekiciliğe sahipti. Bacon’ın kendisi gizlilik içindeki bilgin çevrelerin faaliyet gösterdiği bir çağda yaşadı; sonraki kuşaklar ise onu çoğu zaman proto-okült felsefenin onursal büyük üstadı olarak tasvir etti.

Bacon’ın yaşamı sırasında, Avrupa’yı ütopik ve mistik bir coşku dalgası kapladı – bunların en dikkat çekeni, gizemli Gül-Haç hareketiydi. Gül-Haç bildirileri (1614–1616 yıllarında Almanya’da yayımlandı), sanatları ve bilimleri dönüştürmeye ve dünyanın genel bir reformunu gerçekleştirmeye adanmış, aydınlanmış kişilerden oluşan gizli bir kardeşlikten söz ediyordu. Tarihçi Frances Yates ve diğerleri, Bacon’ın projesi ile Gül-Haç ideolojisi arasındaki çarpıcı paralelliklere dikkat çekmiştir 5. Bacon’ın gerçekten Gül-Haç inisiyasyonu almış olduğuna dair sağlam bir kanıt bulunmamakla birlikte, Yates, onun “öğrenimin ilerletilmesine yönelik hareketinin Alman Gül-Haç hareketiyle yakından bağlantılı olduğunu” ve Yeni Atlantis’in özünde “Gül-Haçlılar tarafından yönetilen bir ülkeyi tasvir ettiğini” savunur 32. Bacon, işbirliğine dayalı bilimsel araştırmayı, kamu yararı için kullanılan Gül-Haç idealleriyle uyumlu görüyordu 32. Nitekim 1662’de (Bacon’ın ölümünden bir kuşak sonra), Yeni Atlantis’in açıkça Gül-Haççı bir versiyonu, yazar John Heydon’ın Holy Guide adlı eserine önsöz olarak yayımlandı; bu durum, okült çevrelerdeki okurların Bacon’ın Bensalem’ini Gül-Haççı özlemlerin bir yansıması olarak gördüklerini vurgular 7. Gül-Haç mitosu da bizzat yaklaşan bir aydınlanma çağını haber veriyordu; Bacon’ın sahnesi Yeni Dünya olan peygamberane-bilimsel bakışının onlarda neden yankı bulduğunu görmek kolaydır. Her ikisi de ezoterik bilginin sonunda ulusları reforme edeceğini tasavvur ediyordu.

Bacon’ın fikirleri, ezoterik imalar taşıyan, ancak daha ortodoks düşünce kanallarına da doğrudan ilham verdi: örneğin bilimsel cemiyetlerin oluşumuna. Londra Kraliyet Cemiyeti (1660’ta kuruldu) – ilk resmî bilim akademisi – Bacon’ın yazılarından derinden etkilenmişti. Ondan önceki “Görünmez Kolej”in üyeleri, işbirliğine dayalı deneysel öğrenmeye ilişkin Süleyman’ın Evi vizyonunu gerçekleştirdiklerini açıkça düşünüyorlardı 33 4. Aslında Baconcı ütopya edebiyatı, bir bilim akademisi fikrinin kendisine ilham vermeye yardımcı olmuştu; Kraliyet Cemiyeti’nin ilk kayıtları ve tarihleri, Bacon’ı sık sık yol gösterici bir ruh olarak över. (1666’da kurulan Fransız Académie des Sciences da benzer biçimde Bacon’ın modeline kavramsal borçlar taşıyordu 34.) Dolayısıyla Yeni Atlantis’in Robert Boyle, Samuel Hartlib, John Wilkins ve diğer doğa filozofları gibi kişilerde “ikna edici” takipçiler bulduğu söylenebilir; bunlar okültistler olmamakla birlikte, Baconcı ampirizmin yanı sıra zaman zaman simyasal veya mistik fikirlere de ilgi duyuyorlardı. Örneğin 17. yüzyılda bir entelektüel ağ kurmuş bir polimat olan Hartlib, Bacon’ın planlarına hayranlık duyuyor ve aynı zamanda binyılcı kehanetlerle simya üzerine de çalışıyordu. Bu şekilde Bacon’ın mirası, bilimsel devrim ile ezoterik yeraltı dünyası arasında köprü kurdu ve her ikisine de bilgi aracılığıyla mükemmelleştirilmiş bir toplum için ortak bir vizyon sundu.

On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllardaki Masonlar da Bacon’ı aydınlanmış bilgeliğin bir tür koruyucu azizi olarak benimsediler. Gizli loca ağları ve Süleyman Tapınağı sembolizmiyle Masonluk, Bacon’ın Süleyman’a ve ilahi düzene yaptığı vurguyla doğal olarak bir yakınlık görüyordu. Bazı Masonik gelenekler, Francis Bacon’ın daha önceki bir Gül-Haçlı-Mason ittifakının gizli Büyük Üstadı olduğuna dair efsanevi anlatılar dahi geliştirdi – bu ittifakın misyonunu, maneviyat ve akıl yoluyla insanlığı yüceltme doğrultusunda yönlendiriyordu 35 36. Bacon’ın 1621’de York House’da, 60. doğum gününü kutlamak üzere Gül-Haçlılara ve Masonlara başkanlık ettiği gizli bir “Masonik ziyafet” düzenlediği yönünde (gerçekliği şüpheli) iddialar ortaya atıldı 37. Mrs. Henry Pott ve Alfred Dodd gibi daha sonraki yazarlar (20. yüzyılın Bacon hayranları), Bacon’ın “görünmez” bir Gül-Haç kolejine önderlik ettiğine ve hatta bu kardeşliğin bir parçası olarak Shakespeare’in eserlerini gizlice kaleme aldığına dair ayrıntılı teoriler geliştirdiler 38 39. Ana akım tarihçiler Bacon’ın kelimenin gerçek anlamıyla bir Mason veya Gül-Haçlı olduğuna dair hiçbir kanıt bulmasa da, efsanenin kendisi anlamlıdır: Bu, gizli cemiyetlerin Bacon’ın kişiliğini ve Yeni Dünya vizyonunu mitolojileştirmeye yetecek kadar ikna edici bulduklarını gösterir. Onu, ruhani ve bilimsel olanı büyük bir insanlık girişiminde birleştirmek için çalışan bir “Gül-Haç Kardeşi” olarak gördüler.

Hiçbir figür, Bacon’a yönelik ezoterik hayranlığı Manly P. Hall kadar iyi örnekleyemez; Hall, 20. yüzyılda yaşamış bir okült bilgindi. Hall, The Secret Destiny of America (1944) adlı kitabında, Francis Bacon’ın Amerika’yı Yeni Atlantis olarak kurmaya yönelik gizli bir planın baş mimarı olduğu yönündeki çarpıcı tezini ileri sürdü. Hall’a göre (daha önceki Masonik söylencelere dayanarak) Bacon, Yeni Dünya’nın kolonileştirilmesini ütopik bir amaç doğrultusunda örgütleyen, bilgin kişilerden oluşan gizli bir cemiyete – “arayış düzeni”ne – başkanlık ediyordu 6 8. Hall şöyle yazar: “Bacon, Yeni Dünya’nın burada, büyük hayalinin, yani felsefi imparatorluğun kuruluşunun gerçekleştirilmesi için uygun ortam olduğunu kısa sürede fark etti” 6. Bu anlatıya göre Bacon ve Avrupa’nın entelijansiyasından, Gül-Haçlılar, simyacılar ve kabalistler de dâhil olmak üzere seçilen “bilinmeyen filozoflardan” oluşan cemiyeti, ilk kolonileri dinî hoşgörü, siyasal demokrasi ve toplumsal eşitlik idealleriyle “telkin etmek” için komplo kurdu 40 – böylece sonradan Amerika Birleşik Devletleri’ne dönüşecek yapının temellerini attı. Hall, bu gizli Baconcı ağın 1600’lerin ortalarına gelindiğinde Avrupa’nın dört bir yanında ve Amerikan kolonilerinde şubelere sahip olduğunu, aydınlanma ilkelerine adanmış yeni bir ulusun doğuşunu sessizce gerçekleştirmek üzere çalıştığını bile ileri sürer 8 41. Bu iddialar tarihsel varsayım ile okült fantezi arasındaki sınırda dursa da, Bacon’ın Yeni Atlantis mitosunun ezoterik çevrelerde ne denli geniş ölçekte yayıldığını canlı biçimde gösterir. 1694’te Philadelphia’daki mistiklerden Johannes Kelpius’un Gül-Haççı fikirleri Yeni Dünya’ya taşımasından 42, Kurucu Babalar’dan Benjamin Franklin’in Bacon’ın “arayışının” mirasçıları olarak övülmesine kadar 43 44, Amerika’nın Baconcı bir kehaneti gerçekleştirdiği düşüncesi kendi başına bir yaşam kazandı.

Gerçekte Francis Bacon, mezarın ötesinden kuklaların iplerini çekmiyordu. Bununla birlikte bu öykülerin sembolik gerçeği, Bacon’ın temel ideallerinin – bilimsel ilerleme, dinî aydınlanma ve insanlık için yeni bir başlangıç olarak Yeni Dünya – Batı düşüncesinin derinliklerine nüfuz etmiş olmasıdır. Thomas Jefferson’dan (Bacon’ı Locke ve Newton’la birlikte modern düşüncenin ataları arasında sayıyordu) Thomas Paine’e kadar Aydınlanma dönemi figürleri, Bacon’ın akılcılığına ve insancıl vizyonuna hayranlık duyuyordu. Daha geniş bir anlamda Bacon’ın Yeni Atlantis’i, Batı’nın kültürel imgeleminin bir parçası hâline geldi: “Yeni Atlantis” ifadesine, Amerika’nın vaatleri tartışılırken zaman zaman başvuruluyordu. Ezoterik hareketler bunu yalnızca daha mistik bir düzleme taşıdı ve Amerika Birleşik Devletleri’nde (ve diğer Yeni Dünya toplumlarında), Bacon’ın Bensalem’inin haber verdiği **“Altın Çağ”**ı gerçekleştirme potansiyelini gördü 31 45. Hatta 20. yüzyılda bazı Teozoflar, Bacon’ın insanlığa daha yüksek planlardan rehberlik eden ruhsal bir Yükselmiş Üstat (Saint Germain) olmak üzere yükseldiğini ilan edecek kadar ileri gittiler 46 – bu, bazı okült geleneklerde ona duyulan neredeyse mesihçi saygının bir kanıtıdır.

Sonuç#

Francis Bacon’ın Amerika kıtalarına ilişkin vizyonu, kapsamı bakımından ne denli büyükse zamanı bakımından da o denli ileriydi. Yeni Dünya’yı yalnızca Avrupalı güçlerin elde edeceği bir ödül olarak değil, ilahi esinden kaynaklanan bir bilgi yenilenmesinin üzerine resmedilebileceği bir tuval olarak görüyordu. Yeni Atlantis’i, keşif, bilim ve inancı, dünyanın geleceğine ilişkin umut dolu bir kehanette sentezliyordu. Bu vizyon, birbirinden farklı alanlarda ikna edici olduğunu kanıtladı: Öğrenimi reforme etmeye çalışan ilk bilim insanlarını harekete geçirdi, daha erdemli bir toplum tasavvur eden kolonizatörlere hitap etti ve tarihi gizli kader açısından gören ezoterik arayışçıları büyüledi. Bacon’ın daha geniş dinî ve tarihsel görüşleri – Tanrısal inayetin bilgide bir artışa ve belki de Âdemî bilgeliğe dönüşe zemin hazırladığı inancı – Amerika’nın keşfine kozmik bir anlam kazandırdı. Bacon, Kolomb’un gemilerini Süleyman’ın düşleriyle ilişkilendirerek Keşifler Çağı ile Apokalips’i (özgün anlamıyla “vahiy”) etkili biçimde birleştirdi.

Yeni Atlantis’in gerçek anlamdaki Bensalem’i tamamlanmamış olarak kaldı (Bacon romanı tamamlayamadan öldü), ancak ruhu yaşamaya devam etti. Salomon’un Evi ideali, gerçek bilim kurumlarına ilham verdi. Hoşgörülü ve bilge bir uygarlık ideali, Aydınlanma düşünürlerini ve hatta yeni ulusların kurucularını etkiledi. Gizli cemiyetlerin örtük akımlarında ise Bacon, insanlığı Batı’da bir Yeni Kudüs’e doğru yönlendiriyor olabilecek bilge öğretmenin sembolü olan parlak bir figüre dönüştü. Buradaki ironi, kusursuz bir ampirist olan Bacon’ın mit ve gizemle iç içe geçmiş olmasıdır. Ancak belki de buna itiraz etmezdi: Ne de olsa, mit ve alegorinin (“parabolik” yöntemin) derin gerçekleri taşıyabileceğine inanıyordu. Bacon’ın kendi meselinde Amerika kıtaları, insanlığa ikinci bir şansbilgi, merhamet ve dindarlığı birleştirerek işleri doğru yapma şansı – sunuyordu. Bu o zamanlar güçlü bir fikirdi ve Bacon’ın Yeni Atlantis’ine yönelik süregelen hayranlığın gösterdiği üzere, bugün bile güçlü olmaya devam etmektedir.


SSS#

S1: Francis Bacon gerçekten Amerika’nın “Yeni Atlantis” olduğunu düşünüyor muydu?
C: Sembolik anlamda evet – Bacon’ın ütopik öyküsü Yeni Atlantis, Pasifik’te (Peru’nun yakınlarında) bir adada geçer ve bilim ile inanca dayalı ideal toplumunu temsil eder; bu yönüyle Yeni Dünya’nın dönüşebileceği şey için fiilen bir taslaktır 12 1. Bacon, Amerika kıtalarını, aydınlanmış bilgi tarafından yönlendirilen bir “felsefi imparatorluk” hayalini gerçekleştirmek için en uygun yer olarak görüyordu; bu görüş, daha sonraki ezoterik yazarlar tarafından açıkça Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşuyla ilişkilendirildi 6 8.

S2: Bacon’ın dinî inançları Yeni Dünya’ya ilişkin planlarını nasıl etkiledi?

C: Bacon, Yeni Dünya’nın keşfinin Kitabı Mukaddes’teki kehanetlerce önceden belirlenmiş olduğuna inanıyordu; özellikle Daniel 12:4’ü, Tanrı’nın yolculuklar çağının artan bilgi çağını başlatacağına dair işareti olarak yorumluyordu 2 3. Bacon, Yeni Atlantis’i Hristiyan dindarlığıyla yoğuruyor ve bilimsel ilerlemeyi ilahî bir buyruk olarak görüyordu – esasen, hakiki dini korurken insanları Tanrı tarafından kendilerine verilmiş doğa üzerindeki hâkimiyetlerine yeniden kavuşturmak 20 10.

S3: Daha sonraki hangi gruplar Bacon’ın Yeni Dünya tasavvurunu ikna edici buldu?
C: İlk dönem bilim insanları ve reformcular Bacon’a hayranlık duyuyordu – örneğin Royal Society, onun iş birliğine dayalı araştırma çağrısından ilham almıştı (kendilerini Bacon’ın Süleyman’ın Evi’yle kıyaslıyorlardı) 4. Bu sırada Gülhaçlılar ve Masonlar gibi ezoterik gruplar, Bacon’ı efsanelerinin içine dâhil ederek yeni, aydınlanmış bir çağ için çalışan gizli cemiyetlere onun öncülük ettiğini iddia ettiler 5 6. 20. yüzyılda Manly P. Hall gibi mistikler, Bacon’ı Amerika’nın “Yeni Atlantis” olarak kaderinin gizli mimarı ilan edecek kadar ileri gittiler.

S4: Francis Bacon gerçekte bir Gülhaçlı veya Mason muydu?
C: Bacon’ın resmen Gülhaçlılara ya da Masonlara katıldığına dair somut bir kanıt bulunmamaktadır – bu tarikatlar ya onun döneminde açıkça mevcut değildi ya da üyeliğine ilişkin hiçbir kayıt bırakmadılar 36. Bununla birlikte Bacon’ın gizli felsefî kardeşlikler, dinî hoşgörü ve bilgi arayışı idealleri Gülhaçlı temalarıyla örtüşüyordu; daha sonraki Mason yazarlar da onu, kendi misyonlarına ilham veren fahri bir figür olarak yücelttiler 5 47. Esasen Bacon, uyumlu tasavvuru nedeniyle ölümünden sonra aydınlanmış gizli cemiyetlerin koruyucu azizi olarak benimsendi.

S5: Bacon’ın Yeni Atlantis’i Amerikan demokrasisi fikriyle nasıl bağdaşıyordu?
C: Bacon’ın ütopyası, modern demokrasilerin temelindeki aydınlanma kavramlarıyla örtüşen bilgi, meritokrasi ve kamu yararı değerlerini vurguluyordu. Ezoterik tarih yazımı (örneğin Manly Hall), Bacon’ın “görünmez kolej”inin öz-yönetim ve özgürlük ilkelerini 1776’dan çok önce Amerikan kolonilerinde bilinçli olarak geliştirdiğini ileri sürer 40 43. Bu, kanıtlanabilir bir olgudan ziyade bir mit olmakla birlikte, birçok Amerikan kurucu şahsiyetinin Aydınlanma düşünürlerinden etkilendiği doğrudur; Bacon’ın bilimsel yöntemi ve eğitimi savunması, Amerika Birleşik Devletleri’nin şekillendiği entelektüel iklime katkıda bulunmuştur. Efsaneye göre Amerika’nın özgür ve bilgi güdümlü bir ulus olarak yükselişi, Bacon’ın Yeni Atlantis kehanetinin gerçekleşmesi olarak görülür 31 44.


Dipnotlar#


Kaynaklar#

  1. Bacon, Francis. New Atlantis. Sylva Sylvarum: Or A Natural History in Ten Centuries içinde, 1627. (Bensalem’i ve Süleyman’ın Evi’ni betimleyen özgün ütopyacı metin.) 12 14
  2. Bacon, Francis. The Essays or Counsels, Civil and Moral. 1625. (Bacon’ın kolonilerin etik biçimde nasıl kurulacağına ilişkin görüşleri için “Of Plantations”’e bakınız.) 48 49
  3. Fleming, James. “‘At the end of the days’: Francis Bacon, Daniel 12:4, and the possibility of science.” Cahiers François Viète, no. III-7, 2019, ss. 25–43. (Bacon’ın keşif ve bilgiye ilişkin apokaliptik yorumunu ele alır.) 2 3
  4. Yates, Frances A. The Rosicrucian Enlightenment. Routledge, 1972. (17. yüzyılın başlarındaki Gülhaç hareketi ile Bacon’ın çevresi arasındaki bağlantıları inceler; özellikle ss. 61–69’a bakınız.) 5
  5. Salomon’s House – Wikipedia: Salomon’s House (Temmuz 2025’te erişildi). (Bacon’ın kurgusal kurumunu ve bunun bilim akademileri üzerindeki gerçek dünyadaki etkisini ele alan Vikipedi maddesi.) 34 50
  6. Occult theories about Francis Bacon – Wikipedia: Occult theories about Francis Bacon (Temmuz 2025’te erişildi). (Bacon’ın Gülhaççılar ve Masonlarla ilişkisine dair efsaneleri ve Teozofi’de onun Yükselmiş Üstat olarak tasvir edilmesini ele alır.) 37 46
  7. Hall, Manly P. The Secret Destiny of America. Philosophical Research Society, 1944. (Bacon’ın ve gizli cemiyetlerin Amerika’nın kuruluşunu bir Yeni Atlantis olarak planladıkları tezini savunur.) 6 40
  8. Rawley, William (ed.) Sylva Sylvarum with New Atlantis. 2. bs., 1628. (Bacon’ın ölümünden sonra yayımlanan doğa tarihi eseri; ek olarak Yeni Atlantis fablı yer alır. Çağdaşlarının Bacon’ın vizyonunu nasıl sunduğunu göstermesi bakımından dikkate değerdir ve deneylere ve kehanete göndermeler içerir.) [^oai1] 51
  9. Webster, Charles. The Great Instauration: Science, Medicine and Reform 1626–1660. Duckworth, 1975. (Baconcu etkinin reformcular, binyılcılar ve Hartlib Çevresi ile Boyle gibi ilk dönem bilim insanları üzerindeki tarihsel incelemesi; Bacon’ın fikirlerinin pratikte nasıl uygulandığını gösterir.) 52 4
  10. White, Howard B. Peace Among the Willows: The Political Philosophy of Francis Bacon. Martinus Nijhoff, 1968. (Bacon’ın Yeni Atlantis’teki siyasal ve dinsel temalarını analiz eder; Bacon’ın ütopyacı vizyonunda seküler ile kutsal arasındaki etkileşimi yorumlar.) 53 54

  1. Wikipedia ↩︎ ↩︎ ↩︎

  2. Journals ↩︎ ↩︎ ↩︎ ↩︎ ↩︎

  3. Journals ↩︎ ↩︎ ↩︎ ↩︎ ↩︎ ↩︎ ↩︎

  4. Wikipedia ↩︎ ↩︎ ↩︎ ↩︎

  5. Wikipedia ↩︎ ↩︎ ↩︎ ↩︎ ↩︎

  6. Bibliotecapleyades ↩︎ ↩︎ ↩︎ ↩︎ ↩︎ ↩︎ ↩︎

  7. Wikipedia ↩︎ ↩︎

  8. Bibliotecapleyades ↩︎ ↩︎ ↩︎ ↩︎

  9. Thenewatlantis ↩︎

  10. Thenewatlantis ↩︎ ↩︎ ↩︎

  11. Journals ↩︎ ↩︎

  12. Wikipedia ↩︎ ↩︎ ↩︎

  13. Wikipedia ↩︎

  14. Wikipedia ↩︎ ↩︎

  15. Wikipedia ↩︎

  16. Wikipedia ↩︎

  17. Wikipedia ↩︎

  18. Bibliotecapleyades ↩︎

  19. Wikipedia ↩︎

  20. Thenewatlantis ↩︎ ↩︎ ↩︎

  21. Thenewatlantis ↩︎

  22. Fbrt ↩︎

  23. Bacon’ın Plantasyonlar Üzerine (1625) adlı denemesinde, kolonilerin zalimce sömürüden kaçınması gerektiğini savundu. Kolonilerin, “insan tortusunu ve kötü, hüküm giymiş kişileri, yerleşiminizi kuracağınız insanlar olarak seçmesi[nin] utanç verici ve lanetli bir şey” olduğunu yazdı; daha nitelikli yerleşimcilerin seçilmesinin ve adil ilişkilerin daha müreffeh, Tanrı’ya bağlı koloniler doğuracağını ileri sürdü. Bacon, modern ölçütlere göre Yerli halkların haklarını açıkça savunmamış olsa da “arı bir toprağa dikim yapma” vurgusu, Avrupa’nın adaletsizliklerini yeniden üretmeden baştan başlamayı ima ediyordu — en azından kuramsal olarak, bu ideal onun Yeni Atlantis‘indeki insancıl toplumla örtüşüyordu. ↩︎

  24. Journals ↩︎ ↩︎ ↩︎

  25. Journals ↩︎ ↩︎ ↩︎

  26. Journals ↩︎

  27. Commons ↩︎

  28. Journals ↩︎

  29. Bibliotecapleyades ↩︎

  30. Journals ↩︎

  31. Bibliotecapleyades ↩︎ ↩︎ ↩︎

  32. Wikipedia ↩︎ ↩︎

  33. Fbrt ↩︎

  34. Wikipedia ↩︎ ↩︎

  35. Wikipedia ↩︎

  36. Wikipedia ↩︎ ↩︎

  37. Wikipedia ↩︎ ↩︎

  38. Wikipedia ↩︎

  39. Wikipedia ↩︎

  40. Bibliotecapleyades ↩︎ ↩︎ ↩︎

  41. Bibliotecapleyades ↩︎

  42. Bibliotecapleyades ↩︎

  43. Bibliotecapleyades ↩︎ ↩︎

  44. Bibliotecapleyades ↩︎ ↩︎

  45. Bibliotecapleyades ↩︎

  46. Wikipedia ↩︎ ↩︎

  47. Wikipedia ↩︎

  48. İktisadi Düşünce Tarihi ↩︎

  49. Pressbooks ↩︎

  50. Vikipedi ↩︎

  51. Biblioteca Pleyades ↩︎

  52. Dergiler ↩︎

  53. The New Atlantis ↩︎

  54. The New Atlantis ↩︎